Tanrılar Akademisi

Bu topraklarda ağır bedeller ödenir, bu atlaslar Tanrılar akademisidir çünkü.

İri göbekli tanrılar insan kanından beslenir; midelerine irin doldururlar. bir Cemile katledilir bir ceylan ve yine bir acı işlenir kürdün tarihine…bir Cemile katledilir ve hiçbir mabedin duvarları yıkılmaz!

Bir ceylan katledilince ve yıkılmayınca duvarları mabetlerin, kıble olma yeteneğini yitirir görkemli kiliseler, havralar, sinagoglar ve camiler…

Özgürlük çığlığını arşa yükseltip yeniden küreye yağdıramayan dinler, hiçbir beceriye estetik katamayan dinler, İsa’nın kol saatinde akrebi, İbrahim’in çakmak cebinde zulmü tutuşturan öfkeyi, Şuayb’ın kayın gölgesinde meydan okuyan ubudiyetini yağdıramıyorsa Nuh’un gemisi batmış ve mesele kapanmıştır… Artık ‘yüksek binalardan atılmak zamanı gelmiştir.’

Din, ilk defa insana özgürlük bahşetmiştir.

Ve ilk defa insanın esiri olmakla ihanete uğramıştır.

Gerçek kulluk, insanı özgürleştiren dini, insanın iki ayaklı tanrıların esaretinden kurtarmasıdır.

Çığlığı yoksa, tufanı yoksa, bir annenin yüreğini yakan top güllesine göklerden ateş yağdırarak isyan etmiyorsa Olympos’un çocukları da tükenmiştir Hira’nın duvarları da yıkılmıştır.

Ahir zaman ideolojisine, ölü ezberlere,ölü tekrarlara, ölü ritüellere sığınmak Musa’ya öykünmek için yeterli değildir!

Ayağa kalkmadan bilinci/vahyi tebliğ, tebyin, teşhid edenlerin sahabesi olunmaz!

Boşuna gazel okumamalı!

Zira bu zaman büyük sahtekârlıkların dinler ile örtülmeye çalışıldığı aşağılık ve zalim bir zamandır.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Tanrılar Akademisi